CİNSİYET DEĞİŞİKLİĞİ DAVASI VE TIBBİ ŞARTLAR

Toplumun iki temel unsuru olan kadın ve erkek, biyolojik özellikleri bakımından birbirinden farklıdır. Kadın ya da erkek olarak doğan ve nüfusa bu şekilde kaydedilen bireyler, cinsiyetlerinde değişiklik yapmak isteyebilirler. Erkekten kadına veya kadından erkeğe dönüşüm operasyonlarıyla cinsiyetini değiştirmek ve bu değişikliği nüfus kayıtlarına tescil ettirmek isteyen kişilerin izlemesi gereken yasal süreçler mevcuttur. Belirtmeliyiz ki bu makaledeki açıklamalar, davanın takibi için tek başına yeterli olmayıp, sürecin hak kaybı yaşanmaksızın yürütülmesi için mutlaka alanında uzman bir avukattan hukuki destek alınmalıdır.

Hukuki Sürecin Aşamaları

Cinsiyet değiştirmenin hukuki süreci iki aşamalı olarak tasarlanmıştır:

  1. Mahkemeden İzin Alınması: İlk aşamada, cinsiyet değişikliğine izin verildiğine dair mahkemeden karar alınması zorunludur.
  2. Ameliyat ve Nüfus Kaydının Düzeltilmesi: Alınan bu izne bağlı olarak, amaç ve tıbbi yöntemlere uygun bir cinsiyet değiştirme ameliyatı gerçekleştirilir. Ameliyatın ardından, nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılması talebiyle ikinci bir dava açılır.

Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davasının kabul şartı; amaç ve tıbbi yöntemlere uygun bir cinsiyet değiştirme ameliyatının gerçekleştirildiğinin resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanmasıdır. Ancak "amaç ve tıbbi yöntemlere uygunluk" tanımı ilk derece mahkemelerinde farklı yorumlara ve içtihat farklılıklarına yol açabilmektedir. Bu konudaki detaylara yazımızın ilerleyen bölümlerinde değineceğiz.

Cinsiyet Değişikliğine İzin Davası ve Anayasal Çerçeve

Cinsiyet değişikliğine gitmek isteyen bireyler, ameliyat öncesinde mahkemeden izin almak zorundadır. T.C. Anayasası’nın 17. maddesinin 2. fıkrasında, "Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz" hükmü yer almaktadır. Kişinin rızası dahi olsa, vücut bütünlüğünde organ kaybına yol açacak müdahalelerin ancak tıbbi zorunluluk veya kanunda yazılı hallerde mümkün olduğu anayasal güvence altındadır. Cinsiyet değişikliği davaları da bu kanuni istisnalara örnek teşkil eder; bu nedenle kişinin rızası bulunsa dahi mahkeme izni olmaksızın bu ameliyatlar gerçekleştirilemez.

Cinsiyet değişikliğine ilişkin temel yasal düzenleme, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 40. maddesinde yer almaktadır. Buna göre, izin davasının kabul edilebilmesi için şu şartlar aranır:

  1. İstem sahibinin 18 yaşını doldurmuş olması,
  2. Evli olmaması,
  3. Transseksüel yapıda olup, cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunun bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmi sağlık kurulu raporuyla belgelenmesi.

Üreme Yeteneğinden Yoksun Olma Şartının Kaldırılması

TMK m. 40'ta yer alan eski düzenlemeye göre, cinsiyet değiştirmek isteyen bireylerin "üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun bulunduklarını" da ispat etmeleri gerekiyordu. Ancak bu kural, Anayasa Mahkemesi'nin kararıyla iptal edilmiştir:

“...Cinsiyet değiştirme ameliyatının bir sonucu olan üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun kalma hâli, itiraz konusu kuralla mahkemeden cinsiyet değişikliği izni alınabilmesi için ayrı bir koşul olarak öngörülmüş olmaktadır. Cinsiyet değiştirme ameliyatı olacak kişinin bu ameliyat öncesinde üreme yeteneğinden yoksunluğunu sağlamak üzere ayrı bir tıbbî müdahaleye maruz bırakılması, bedensel ve ruhsal olarak ilgili yönünden katlanılması gerekli olmayan bir müdahale niteliği taşımakta olup... ölçüsüz bir sınırlama niteliği taşımaktadır.” (Anayasa Mahkemesi, 29.11.2017 T., 2017/130 E., 2017/165 K.)


Bu iptal kararı sonrasında, yasal düzenlemede kişinin üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun olduğunun ispatı artık şart aranmamaktadır.

Dava Yeri, Sağlık Kurulu Raporu ve Heyet Yapısı

Cinsiyet değişikliğine izin davası, davacının yerleşim yerindeki Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde açılır. Gerekli sağlık raporları da yine davanın açıldığı ildeki eğitim ve araştırma hastanelerinden temin edilir. Bu süreçte bazı hastanelerin bu alanda daha tecrübeli ve uzmanlaşmış olması, dava sürecinin hızlanmasında önemli bir etkenir. Yetkin bir avukatla çalışmak; hangi hastaneye müzekkere yazılacağının belirlenmesi, müzekkerelerin takibi ve randevu süreçlerinin organize edilmesi açısından büyük avantaj sağlar.

Sağlık kurulu raporunda 6 farklı branştan hekimin imzası bulunması gereklidir:

  1. Psikiyatri
  2. Endokrinoloji
  3. Kadın Doğum (Jinekoloji)
  4. Plastik Cerrahi
  5. Genetik
  6. Üroloji

(Not: Hastanelerin pratiklerine göre ilgili birimlerde küçük değişiklikler görülebilmektedir.)

Mahkemece kanuni şartların taşındığının tespiti halinde, hakimin bu konuda takdir yetkisi olmayıp doğrudan izin kararı verilmesi gereklidir. Mahkemeden alınan bu ameliyat izni kararı, kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl süreyle geçerliliğini korur.

Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Aşaması

Ameliyatın başarıyla tamamlanmasının ardından açılacak ikinci dava, nüfus kaydının düzeltilmesi davasıdır. Bu aşamada, amaç ve tıbbi yöntemlere uygun uyum ameliyatlarının yapıldığı resmi sağlık kurulu raporuyla mahkemeye ispatlanmalıdır. Bu davada da doğru hastaneye sevk talebinde bulunulması, raporun eksiksiz çıkması adına kritik önem taşır. Ayrıca nüfus kaydının düzeltilmesi davası ile birlikte isim değiştirme davası da aynı dilekçeyle birlikte açılabilmektedir.

Gerçekleştirilen Operasyonlar

  1. Erkekten Kadına Dönüşüm Operasyonları: Göğüs büyütme ve silikon implant uygulamaları, penisin cerrahi olarak uzaklaştırılması, testislerin çıkarılması, vajinoplasti, klitoroplasti ve vulvoplasti.
  2. Kadından Erkeğe Dönüşüm Operasyonları: Mastektomi (göğüs dokusunun alınması ve erkek göğüs formunun verilmesi), jinekomasti müdahaleleri, histerektomi (rahmin alınması), metoidiplasti, salpingo-ooferektomi, falloplasti (penis oluşturma ameliyatı) ve protez uygulamaları.

Not: Sayılan bazı operasyonların zorunluluğu hususunda yargı içtihatlarında farklılıklar bulunmaktadır. Örneğin, bazı mahkemeler falloplasti operasyonunun yapılmamasını kanundaki amaca uygun bulmayarak davanın reddine karar verirken, bazı mahkemeler bu ameliyatı kesin bir şart olarak aramamaktadır.

Hukuki Sürecin Adım Adım Özeti

  1. Davanın Açılması: Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde cinsiyet değişikliği izin davası açılır.
  2. Hastane Sevki: Mahkeme, davacıyı cinsel kimlik konseyinin bulunduğu bir eğitim ve araştırma hastanesine sevk eder.
  3. Psikiyatrik Değerlendirme ve İzleme: Psikiyatri uzmanı tarafından bireyin transseksüel yapıda olup olmadığı değerlendirilir. Bu süreç 6 ay ile 2 yıl arasında sürebilir.
  4. Hormon Tedavisi: Sürecin uygun görülmesi halinde endokrinoloji uzmanına sevk yapılarak hormon/terapi sürecine başlanır.
  5. Sağlık Kurulu Raporu: 6 farklı uzman hekimin imzasını taşıyan, "Ruh sağlığı açısından davacının transseksüel yapıda olduğu ve cinsiyet değiştirme ameliyatı olmasının zorunlu olduğu" yönündeki kurul raporu hazırlanır.
  6. İzin Kararının Alınması: Raporun mahkemeye sunulmasıyla birlikte ameliyat için resmi izin kararı verilir.
  7. Ameliyat Süreci: İzin kararının ardından planlanan uyum ameliyatları gerçekleştirilir.
  8. Nüfus Kaydının Düzeltilmesi: Ameliyatın başarıyla tamamlandığını gösteren yeni raporla birlikte nüfus kaydının ve kimliğin değiştirilmesi için dava açılır, karar kesinleştikten sonra nüfus müdürlüğünde işlemler tamamlanır.

Olası Tıbbi Riskler ve Komplikasyonlar

Her cerrahi müdahalede olduğu gibi cinsiyet değiştirme operasyonlarında da enfeksiyon, yara iyileşme gecikmeleri veya kanama gibi genel riskler mevcuttur. Bununla birlikte;

  1. Kadından erkeğe geçiş ameliyatlarında: Üretral cilt fistülleri (idrar sızıntısına yol açabilen küçük delikler), vajina daralması, cinsel duyarlılıkta değişimler, implant problemleri ve çok nadiren de olsa tam penoid kaybı gibi ciddi komplikasyonlar görülebilir.

Sonuç

Cinsiyet değişikliği süreci, hem tıp hukuku hem de medeni hukuk alanında titizlik gerektiren, birbirine bağlı birden fazla aşamadan oluşan teknik bir süreçtir. Sağlık hukukundaki uzman ekibimizle; gerek cinsiyet değiştirme davalarının takibini gerekse operasyonlar sonrasında olası malpraktis (tıbbi hata) durumlarında maddi ve manevi tazminat süreçlerini büyük bir özenle takip etmekteyiz.

Bu Yazıyı Paylaş
← Tüm Makaleler
Makaleler

İlginizi Çekebilir